Ana içeriğe atla

Ağır Metal Kirliliği ve Kenevirin (Cannabis sativa L.) Fitoremediasyon Yönteminde Kullanılabilirliği [Makale]

Bölgesel Kalkınma İçin Alternatif Ürün: Endüstriyel Kenevir | Prof. Dr. Emine Yılmaz Can [Video]


Bölgesel Kalkınma İçin Alternatif Ürün: Endüstriyel Kenevir | Prof. Dr. Emine Yılmaz Can

Video Süre: 1:26:55 (İlk 41 dk. Sunum, 45 dk. Ürün Tanıtım ve Soru/Cevap)
Video Yayın Tarihi: 16 Mayıs 2024
Video: Çaycuma Belediyesi 
  

"ÖRNEK ŞEHİR OLMAK İSTİYORUZ" 

Çaycuma Belediyesince düzenlenen “Bölgesel Kalkınmada Alternatif Ürün: Endüstriyel Kenevir” başlıklı konferansta konuşan ZBEÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Emine Yılmaz Can, “Şu anda ekim izni verilen illerin hiçbirinde tam olarak geliştirilemeyen, ‘üniversite, çiftçi, sanayi’ işbirliğini Zonguldak’ta geliştirip gerçekleştirmek ve Türkiye’de, bu işbirliğini sağlayan örnek şehir olmak istiyoruz. Bunu hep birlikte başaracağımıza inanıyorum.” dedi.

Çaycuma Belediyesi tarafından düzenlenen “Bölgesel Kalkınmada Alternatif Ürün: Endüstriyel Kenevir” başlıklı konferans Çaycuma Belediyesi Çarşamba Salonu’nda yapıldı. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Tıp Fakültesi Farmakoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Emine Yılmaz Can’ın konuşmacı olarak katıldığı konferansa Çaycuma Kaymakamı Mehmet Göze, Çaycuma Belediye Başkanı Bülent Kantarcı, Zonguldak Orman Bölge Müdürü Faruk Bayraktaroğlu, Zonguldak Kömür Jeoparkı Müdürü Gülsüm Yılmaz, Önceki Dönem Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk, CHP Çaycuma İlçe Başkanı Fahri Diler, Eski Çaycuma Emniyet Müdürü Selçuk Çelik, bazı belediye meclisi üyeleri, sivil toplum örgütü yöneticileri, çok sayıda muhtar, iş insanı ve üretici katıldı. Prof. Dr. Emine Yılmaz Can’ın endüstriyel kenevirden mamul bazı ürünleri de sergilediği konferans, katılımcılar tarafından büyük bir ilgi ile dinlendi. İzleyenlerin çok sayıda soruyla konferansı zenginleştirmesi, yapılan çalışmanın hedef kitlesine ulaştığını da gösterdi. Çaycuma Belediye Başkanı Bülent Kantarcı etkinliğin sonunda, Prof. Dr. Can’a günün anısına bir plaket sunarak verdiği önemli bilgiler için teşekkür etti.

ZONGULDAK’IN TARIM VE SANAYİNİN FARKLI KOLLARINDA GELİŞMESİ LAZIM
Konuşmasına marka şehir kavramının tanımını yaparak başlayan Prof. Dr. Can, Zonguldak’ın bu alandaki avantaj ve dezavantajlarını anlattı. Sanayi ve madencilikle gelişip belirli bir uygarlık düzeyine erişen, Cumhuriyet’in ilk şehri Zonguldak’ın, başlangıçtaki planlı ve ilkeli gelişiminin ardından, son yıllarda büyük bir gerileme içerisine girdiğini söyleyen Can, “Taşkömürüne bağımlı olan ve alternatif sanayi kollarını oluşturamayan Zonguldak, işsizliğin artmasıyla birlikte göç vermeye başlayan bir şehir haline geldi. İşsizlik ortalaması %11,3 ile Türkiye ortalamasının üstüne çıktı. Net göç veren iller arasındaki kentin nüfusu hızla azalırken yaş ortalaması yükseliyor. Yapılan araştırmalar bunun en önemli nedeninin, kentsel yaşam kalitesinin düşük olması nedeniyle halkın beklediği yaşam ortamını elde edememesi olduğunu gösteriyor. Sanayi ve madencilikle gelişip belirli bir uygarlık düzeyine erişen, Cumhuriyet’in ilk şehri olan Zonguldak’ın, bu başarısını tarım ve sanayinin farklı kollarında da göstermesi gerekmektedir.” dedi.

BİR ZONGULDAK MODELİ ÖNERİYORUZ
Kendilerinin bir model şehir çalışması yaptığını söyleyen Prof. Dr. Can, “Zonguldak’taki göç, işsizlik ve istihdam sorununu çözmek istiyoruz. Maden şehri Zonguldak’taki ağır sanayinin neden olduğu doğa tahribatının önüne geçilmesini hedefliyoruz. İklim krizi ve ekosistem değişikliğine çözümler sunmak gibi bir amacımız var. Sağlıksız yaşam, sağlıksız beslenme, yerel ürün azlığı gibi sorunları aşmak için çaba harcıyoruz. İnovatif, katma değeri yüksek, yerel ve ulusal ekonomiye katkı sağlayacak yerel ürün azlığı ve koordinasyon eksikliğini gidermeyi hedefliyoruz. Zonguldak ilçelerinin, Türkiye’de ilçelerin sosyoekonomik gelişmişlik sıralamasındaki (SEGE) yerinin alt basamaklarda olmasını kabul etmiyoruz. Tüm bunlara çözüm olarak yerel ve ulusal kenevir endüstrisinin dünya pazarındaki geri kalmışlığını da dikkate alarak bir model öneriyoruz.” dedi.

BİR DÖNÜMLÜK KENEVİR 25 DÖNÜMLÜK ORMAN KADAR OKSİJEN ÜRETİR
Konuşmasına dünyada ve Türkiye’de endüstriyel kenevirin durumu ve pazar payları hakkında bilgiler vererek devam eden Can, “medikal kenevir” de denen Hint keneviri ile kendilerinin önerdiği endüstriyel kenevirin birbirinden tümüyle farklı olduğunu ve literatürde “Cannabis sativa ssp. sativa” denen kenevirin uyuşturucu içeriği olmadığı için dikiminin de yasak olmadığını söyledi. (Kenevir Birliği'nin Notu: Bu haberin paylaşıldığı 16 Mayıs 2024 tarihinde geçerli olan mevzuata göre, kenevir yetiştiriciliği izinli olan 21 ilde yasak değildir. Diğer illerimizde yönetmeliğe uygun olarak kenevir yetiştiriciliği yapılabilir.) Kâğıt ve lif üretiminde kullanılan kenevirin petrol yan sanayi ürünleri yaygınlaşmadan önce, bütün dünyada lif kaynağı olarak da kullanıldığını söyleyen Prof. Dr. Can, yasaklamanın bilimsel açıdan çok, ekonomik ve siyasi çıkar gruplarınca yapıldığının düşünüldüğünü de ifade etti. Türkiye’de 20 (Ek bilgi: 2024'de izin verilen Konya ile birlikte 21) ilde endüstriyel kenevir ekim izninin olduğunu söyleyen Can, adeta doğal bir mucize olan kenevirin özelliklerini sıralarken, “Bir dönümlük kenevir alanı, 25 dönümlük orman kadar oksijen üretir. Hasat edilen hektar başına 9-13 ton karbondioksiti yutar. Bir dönüm kenevirden, dört dönüm ağaca eş kâğıt çıkar. Bir ağaç 20-50 yılda, kenevirse yalnızca 4 ayda yetişir. Kenevir 8, ağaçsa yalnızca 3 kez kâğıda dönüştürülebilir. Kenevir gerçek bir radyasyon temizleyici olduğu kadar bataklık kurutmada da çok etkili bitkidir. Toprağın derinliklerinde filizlenen kökleri, toprağı besleyerek verimliliğini artırır, erozyonu önler. Dönüşümlü ziraata uygun yaz bitkisidir, dünyanın her yerinde kolaylıkla yetişir. Çok az suya ihtiyaç duyar. Kendisini böceklerden korumak için tarım ilacına ihtiyacı yoktur. Yani kenevir yetiştirmek için toprağı zehirlemezsiniz. Radyasyonla mücadelede öylesine güçlüdür ki, topraktaki toksinleri uzaklaştırmak için Çernobil’e binlerce dönüm kenevir ekilmiştir.” dedi.

PETROKİMYA ÜRÜNLERİNİN TAMAMI, YENİLENEBİLİR OLARAK KENEVİRDEN ÇOK DAHA UCUZA ÜRETİLEBİLİR
Kenevirle ilgili ilginç gerçekleri açıklayarak konuşmasını sürdüren Prof. Dr. Can, “İlk kot pantolon kenevirden yapılmıştır. Kenevir tohumunun protein değeri çok yüksektir. Kenevirin üretimi soyadan bile daha ucuzdur. Petrokimya ürünlerinin tamamı, yenilenebilir olarak kenevirden çok daha ucuza üretilebilir. Kenevir plastiğinin doğaya dönüşmesi oldukça kolaydır. Şu anda yoğun olarak kullanılan, fosil yakıtlardan yapılan petrol türevi plastiklerin doğada çözünmesi yaklaşık 500 yılla ifade edilirken, kenevirde, bu, ay ya da haftayla ifade edilir. Bir arabanın gövdesi kenevirden yapılırsa, dayanıklılığı çelikten tam 10 kat fazla olur. Diğerlerine göre çok daha dayanıklı, ucuz ve esnek olan kenevir, binaların yalıtımı için de kullanılabilir. Kenevirden yapılan sabun ve diğer kozmetik ürünler suyu kirletmez yani tamamen doğa dostudur. Bu nedenle 2025 yılında pazarının 11 milyar dolara, 10 yıl içinde de 150 milyar dolara çıkması beklenmektedir. Lifleri çeşitli dokuma ürünleri, ambalaj materyalleri, iplik, ev tekstil ürünlerinde kullanılan kenevirin kumaşları doğal ürün olduğu için çok değerlidir. Alerjik etki ve elektriklenme gibi olumsuz etkisi bulunmaz. Sapları biyoplastik, biyopolimer alanlarında kullanılabilir. Ev tekstilinden bina baraj, gölet, havuz gibi sızdırmazlık amaçlı kullanılan zeminler için kullanılan geotekstil ürünlere; çeşitli filtre ve yalıtım malzemesinden, halat, ağ, çanta, çadır bezleri gibi sayamadığımız kadar çok mamûlün hammaddesini oluşturur. Kendisi kenevir esaslı bir araba da üreten Ford Motor Şirketi’nin kurucusu Henry Ford, ‘Oluşması yüzyıllar süren ormanları ve asır gerektiren madenleri, eşdeğerini bize sunan kenevirden elde edebiliyorsak, hala neden kullanıyoruz?’ sorusunu sormuştur. Yıllar önce sorulan bu sorunun cevabını yakın gelecekte kenevir üretimini artırarak ve kısıtlı kaynakları yenilenebilir kaynaklarla değiştirip, çevre dostu plastik üreterek verebiliriz.” diyerek konuşmasını sürdürdü.

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNİ AZALTMAYA YARDIMCI OLABİLECEK KAPASİTEYE SAHİPTİR
Bir ton hasat edilmiş kenevir sapının 1.6 ton karbondioksit emilimini temsil ettiğini, hasat edilen hektar başına 9-13 ton karbondioksiti yuttuğunu söyleyen Prof. Dr. Can, “Kenevir endüstrisi AB yeşil mutabakatıyla uyumludur. İklim değişikliğini azaltmaya yardımcı olabilecek kapasiteye sahiptir. Hem kırsalda ve hem de imalat endüstrisinde doğayla uyumludur. Aldığından fazlasını geri veren, sıfır atık üreten, çok yönlü kullanıma sahip mucize bir bitkidir. Geriye dönüştürülebilir özelliklere sahiptir. Çok çeşitli biyomalzemenin üretiminde kullanılabilmesi nedeniyle de miyarlarca avroluk alt pazar potansiyeli olan endüstriyel bir üründür. Ciddi oksijen veren, karbon emen, çok su istemeyen, tarımında ilaç kullanılmayan, bir sonraki ürününün verimini yüzde 20-25 arttıran, topraktaki ağır metalleri emen, toprağı temizleyen çok değerli bir bitki olan kenevir, doğayı besler, toprağı besler, insanı besler; doğayı iyileştirir, toprağı iyileştirir, insanı iyileştirir.” dedi.

KONTROLLÜ VE ANLAŞMALI KENEVİR YETİŞTİRİCİLİĞİNİN YANI SIRA KOOPERATİFLEŞMEYİ ORGANİZE EDEN BİR KENT OLARAK TOPYEKÛN BİR KALKINMA HAYAL EDİYORUZ
Sunumunun son bölümünde AB Yeşil Mutabakatı ve önerdiği “Zonguldak Modeli” ile ilgili bilgiler veren Prof. Can konuşmasını, “AB Yeşil Mutabakatı, Avrupa’yı, 2050’de karbon nötr hale getirmeyi amaçlayan Avrupa Komisyonu tarafından yürütülen bir dizi politika girişimidir. Sınırda karbon düzenlemesi ile temiz, döngüsel bir ekonomiye geçip iklim değişikliğini durdurma, biyolojik çeşitlilik kaybını geri döndürüp çevre kirliliğini azaltma ve kaynakların verimli kullanımını artırma hedefiyle oluşturulan mutabakat metnine göre, Avrupa’ya mal satan 3. ülkeler, sattıkları ürünün sera gazı emisyonlarını hesaplamak zorundadır. Kurumsal bazlı karbon ayak izinin, ISO 14064 standardına uygun olarak hesaplanması ve bağımsız kuruluşlar tarafından onaylanması gereklidir. Değerleri yüksek çıkan ürünler için ek vergiler getirilecektir. Gelecekte ürün karbon ayak izini, su ayak izinin takip etmesi beklenmektedir. Geliştirdiğimiz Zonguldak modeliyle tüm bu sorunları aşmak için ilimizde ekim, hasat, AR-GE, ürün geliştirme-patent, istihdam, akademi-sanayi işbirliği bazlı bir organizasyonu geliştirmek istiyoruz. Çiftçilere ve kırsal topluluklara ek gelir getirebilen değerli ve çok yönlü bu ürünün ekilmesi ve şehirde gelişecek sanayi merkezlerinde işlenmesini hedefliyoruz. Zonguldak ili yerelinde ve ülkemizde işsizlik ve istihdam sorununa çözüm kapılarını aralama çabasındayız. Sosyo-kültürel ve ekonomik gelişmeye katkı sunmak gibi çok önemli bir amacımız var. Kenevir üretimi için örnek model olup, Türkiye’de, kontrollü ve anlaşmalı kenevir yetiştiriciliğinin yanı sıra kooperatifleşmeyi organize eden bir kent olarak topyekûn bir kalkınma hayal ediyoruz. Çiftçinin güvenceye kavuşmasına yardımcı olacak bu modelle üretimde sürekliliği sağlayabiliriz. En önemlisi de şu ki, şu anda ekim izni verilen illerin hiçbirinde tam olarak geliştirilemeyen, ‘üniversite, çiftçi, sanayi’ işbirliğini Zonguldak’ta geliştirip gerçekleştirmek ve Türkiye’de, bu işbirliğini sağlayan örnek şehir olmak istiyoruz. Bunu hep birlikte başaracağımıza inanıyorum.” diyerek tamamladı.

Haber Yayınlanma Tarihi: 15.05.2024 - Çarşamba
Çaycuma Belediyesi

Haber ve Etkinlikten Fotoğraflar için Kaynak:
  

En çok okunan yayınlar

Konya Kulu'da 15 Dekarlık Tarım Arazisine İlk Kez Endüstriyel Kenevir Ekimi Yapıldı

Konya’da bir ilçe daha suyu az tüketen ürüne yöneldi Konya’nın Kulu ilçesinde 15 dekarlık tarım arazisine ilk kez endüstriyel kenevir ekimi yapıldı. Düşük su tüketimi ve yüksek verimiyle dikkat çeken bu ürün, bölge çiftçisinin yeni umudu olarak görülüyor. Konya ’nın Kulu ilçesi, bölge tarımı açısından yeni bir döneme adım attı. Kulu’ya bağlı bir tarlada, 15 dekarlık alana ilçenin ilk endüstriyel kenevir ekimi gerçekleştirildi. Tarla sahibi Ahmet Öcüt’e ait alanda yapılan ekim, Kulu Anadolu Üretim ve Pazarlama Kooperatifi Başkanı Tayyip Öcüt’ün öncülüğünde ve Cumhurbaşkanlığı’nın yasal izni çerçevesinde hayata geçirildi. Endüstriyel kenevirin dekar başına 50 kilogram oranında ekildiği ve yaklaşık 100 gün sonra hasadının yapılacağı bildirildi. Kooperatif Başkanı Tayyip Öcüt yaptığı açıklamada, “Kenevir, az su tüketimi ve çok yönlü kullanım alanlarıyla geleceğin stratejik ürünlerinden biridir. Bu ekim, sadece bir başlangıç. Kulu çiftçisiyle birlikte üretimi büyütmeye, ilçemizi keneviri...

Kenevir Tarımı - Bölüm 7 (Kenevir Tarımı Kitabı)

7. Kenevir Tarımı 7.1. İklim İstekleri Kenevir, geniş bir adaptasyon kabiliyetine sahiptir. Bu nedenle ılık iklim kuşağından subtropik iklim kuşağına kadar yayılmış bir bitkidir. Kenevir ülkemizde yazlık olarak yetiştirilmektedir. Ekim öncesi yağış ihtiyacı fazladır. Hafif donlara karşı dayanıklı olan kenevir, ilkbahar geç donlarına karşı hassas olduğundan, -5 °C’den daha düşük sıcaklıklarda zarar görür. Tohum üretimi için sıfır derecenin altında olmayan asgari beş aylık ve lif için ise dört aylık bir gelişme periyoduna ihtiyacı vardır. Karadeniz Bölgesi sahil kuşağı için nisan ayının 10-30 arasında, İç ve Geçit bölgelerde mart ayı sonunda, nisan başında ekim gerçekleştirilmelidir. Karadeniz kıyı şeridi gibi nemli olan bölgelerde rahatlıkla yetiştirilir fakat kurak bölgelerde sulama yapmak şartıyla yetiştirilebilir. Kenevir bitkisi lif üretimi için 4 aylık, tohum için ise 5 aylık bir yetişme süresine ihtiyaç duymaktadır, özellikle Karadeniz gibi yağışlı ve nemli bölgelerimizde iyi bir ...

Kenevir Liflerinin Eldesi, Karakteristik Özellikleri ve Tekstil Endüstrisindeki Uygulamaları [Makale]

KENEVİR LİFLERİNİN ELDESİ, KARAKTERİSTİK ÖZELLİKLERİ VE TEKSTİL ENDÜSTRİSİNDEKİ UYGULAMALARI Seher KAYA, Eren ÖNER Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Dergisi Yıl 2020, Cilt: 11, Sayı: 1, 108 - 123, 03.06.2020 https://doi.org/10.29048/makufebed.693406 Derleme Makalesi ÖZ Kenevir, yenilenebilir ve sürdürülebilir karakterde ve çok amaçlı bir ürün olması sebebiyle bilimsel, sektörel ve ekonomik yönlerden günden güne önem kazanan bir malzeme olmaktadır. Esasında kenevir bitkisi insanlık tarihi boyunca kullanılmış en eski lif bitkilerinden birisidir. Buna karşın kenevir üretimi, esrar eldesinde kullanılabilmesi ve zamanla sentetik liflerin yaygınlaşması sebebiyle küresel anlamda gerilemiş ve ülkemizde ise bitme noktasına gelmiştir. Tekstil, ilaç, kâğıt, biyoyakıt, kozmetik ve otomotiv gibi birçok farklı sektörde oldukça geniş bir kullanım alanı olan kenevir, petrol ve petrokimyanın kullanıldığı her alanda alternatif olan, üstün özelliklere sahip bir bitkidir. Ayrıca k...

Yozgat İli Kenevirden Kannabidiol (CBD) Ekstraksiyonu Ön Fizibilite Raporu (2021)

Yozgat İli Kenevirden Kannabidiol (CBD) Ekstraksiyonu Ön Fizibilite Raporu  Fizibilite Hazırlama Tarihi: Şubat 2021 LÜTFEN DİKKAT: Bu rapor; 13 Eylül 2024 tarihinde yürürlüğe giren, 32661 Sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan " İLAÇ ETKİN MADDESİ ÜRETİMİ AMAÇLI KENEVİR YETİŞTİRİCİLİĞİ VE KONTROLÜNE DAİR YÖNETMELİK "ten yaklaşık 3.5 yıl önce, Şubat 2021'de hazırlanmıştır.  RAPOR GÜNCEL DEĞİLDİR!   Yatırımcılara fikir vermesi ve ilgililere genel rehberlik etmesi amacıyla 29 Eylül 2024 tarihinde Kenevir Birliği'nde yayınlanmıştır.  Rapordaki bilgilerin değerlendirilmesi ve kullanılması sorumluluğu, doğrudan veya dolaylı olarak, bu rapora dayanarak yatırım kararı veren ya da finansman sağlayan şahıs ve kurumlara aittir.  Bu rapordaki bilgilere dayanarak bir eylemde bulunan, eylemde bulunmayan veya karar alan kimselere karşı Kenevir Birliği sorumlu tutulamaz.  Raporun başında yer alan KAPSAM ve HAKLAR bölümünün bir kısmı aşağıda alıntı yapılmıştır. "RAPORUN KAPSAMI...

Kannabis (Kenevir) Pangenomu Tıbbi ve Endüstriyel Kullanım Potansiyelini Ortaya Çıkarıyor [Video]

Kenevir Pangenomu Tıbbi ve Endüstriyel Kullanım Potansiyelini Ortaya Çıkarıyor Salk Enstitüsü araştırmacıları, 193 farklı kannabis (kenevir) genomunu analiz ederek bu bitkinin bugüne kadarki en kapsamlı genetik atlasını oluşturdu. Çalışma, tıbbi, endüstriyel ve tarımsal uygulamalar için benzersiz çeşitlilik ve fırsatlar sunuyor. Giriş Kannabis ( Cannabis sativa ), 10.000 yılı aşkın süredir insanlık tarihinin ayrılmaz bir parçası olmuştur. Tohum yağı, tekstil hammaddesi ve gıda kaynağı olarak kullanılan bu bitki, günümüzde psikoaktif etki gösteren THC (tetrahidrokannabinol) ile tanınsa da, yasaklar nedeniyle uzun süre hak ettiği ilgiyi görememiştir. 2014 ve 2018’de ABD’de yapılan yasal düzenlemeler, kannabisin tıbbi, yemlik ve lif amaçlı kullanım potansiyelini yeniden gündeme taşıdı. Pangenom Nedir? Bir türün tüm genetik çeşitliliğini kapsayan haritaya “pangenom” denir. Salk Enstitüsü’nden Todd Michael ve ekibi, Oregon CBD, Oregon State University ve HudsonAlpha Institute of Biotechnolo...

Sera Şartlarında Kenevirin Uygun Ekim Sıklığının Belirlenmesi [Makale]

SERA ŞARTLARINDA KENEVİRİN UYGUN EKİM SIKLIĞININ BELİRLENMESİ  Güngör YILMAZ, Levent YAZICI, Yusuf GÜZELCE, Cebrail YILDIRIM, Osman AKDAŞ, Erdem KARAKOÇ Kenevir ve Biyoteknoloji Araştırmaları Dergisi | Araştırma Makalesi Yıl 2025, Cilt: 1, Sayı: 1, 24 - 34, 25.04.2025 Özet Kenevir ( Cannabis sativa L.) Cannabinaceae familyasına ait, 2n=20 kromozomlu, tek yıllık ve yabancı döllenen bir bitkidir. Bu bitki dünyanın eski kültür bitkilerinden biri olup, günümüzde birçok farklı alanlarda kullanılmaktadır. Ülkemizde kenevir tarımının gündeme gelmesiyle birlikte, pek çok alanda bilimsel çalışmalara ihtiyaç olduğu anlaşılmıştır. Kenevirin lif üretimi amacıyla sera koşullarında ve saksıda üretimi planlandığında uygun ekim sıklığının ne olabileceğinin belirlenmesine ihtiyaç duyulmuştur. Bundan dolayı bu araştırma, Yozgat Bozok Üniversitesi Kenevir Araştırmaları Enstitüsü Ar-Ge serasında 2023 yılında yapılmıştır. Deneme, Tesadüf Parselleri Deneme Desenine göre üç teke...

Yozgat’ta Geliştirilen Kenevir Katkılı Yapı Malzemesi Patent Aldı

Yozgat Bozok Üniversitesi’nin Mühendislik Mimarlık Fakültesi’nde geliştirilen kenevir katkılı yapı malzemesi patent aldı. Endüstriyel kenevir alanında ihtisaslaşan üniversitenin bilimsel araştırma ve geliştirme faaliyetleri kapsamında deneyimlediği ve ' Isı konforlu kenevir esaslı bir yapı malzemesi ' adlı çalışma, Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından üniversite adına tescillendi. Yozgat Bozok Üniversitesi Mühendislik Mimarlık Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yuşa Şahin ve doktora öğrencisi Kenevir Araştırmaları Enstitüsü Araştırma Görevlisi Yunus Gündüz’ün geliştirdiği kenevir katkılı yapı malzemesi, bir dizi deneyden geçirildi. Fakültenin yer aldığı kampüs alanında kenevir katkılı yapı malzemesi kullanılarak yapılan binalar ile diğer yapı malzemeleriyle yapılan binalardaki ısı yalıtımı, dayanıklılık, ses yalıtımı, yangına dayanıklılığı gibi özellikleri yıllar içerisinde gözlemlenerek rapor edildi. Yapı sektörünün alt bölümlerinden olan yapı malzemeleri alanında yalıtım malz...

Kenevir Ekimi ile Kaybolmaya Yüz Tutan El Sanatları Yeniden Gün Yüzüne Çıktı

Kenevir ekiminin 2019 yılında serbest kalması Rizeli kadınlar için gelir kapısı olurken, şehrin unutulmaya yüz tutan el sanatları da yeniden gün yüzüne çıktı. Rize Valiliği himayesinde hayata geçirilen ‘Topraktan Tezgaha Kenevir İpinin Serüveni Projesi’ çerçevesinde Doğu Karadeniz Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı (DOKAP) ve Azal Kültür Sanat ve Turizm Derneği tarafından Rize’nin Çayeli ilçesinde kurulan feretiko atölyesi ile yöre kadınları unutulmaya yüz tutmuş desenleri nakış nakış işleyerek hem aile ekonomisine katkıda bulunuyor hem de kültürlerini gün yüzüne çıkarıyor. Çataklıhoca Mahallesi’ndeki eski köy okulunun tadilatıyla triko atölyesine dönen binada çalışan kadınlar sandıklarda kalan desenleri, kültürü ve yörenin tarzını yeniden günümüze uyarlıyor. Hırka, çarık, peşkir, çanta gibi ürünlerin çıkartıldığı atölyede sandıktan çıkan 100 yıllık kenevir ipleriyle ceketler de yapılıyor. Yöre kadınları kendi elleriyle diktikleri bir ceketi bir zamanlar Rize’nin geçim kaynağı o...