Ana içeriğe atla

Ağır Metal Kirliliği ve Kenevirin (Cannabis sativa L.) Fitoremediasyon Yönteminde Kullanılabilirliği [Makale]

Kenevire Farklı Bir Bakış [Makale]


KENEVİRE FARKLI BİR BAKIŞ | Mustafa ACAR, Atalay DÖNMEZ | Karadeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü - Samsun

KENEVİRE FARKLI BİR BAKIŞ

Mustafa ACAR (1), Atalay DÖNMEZ (1)
(1) Karadeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü Samsun
[Ocak, 2019]

Lütfen Dikkat:
Makaledeki tüm bilgiler, 2019 yılı öncesine aittir.

ÖZET

Enerji günümüz insanının olmazsa olmazı, vazgeçilmezidir. Önceleri beslenme, giyinme ve barınma olan ihtiyaçların arasına enerji ihtiyacı da yerleşmiştir. Ulaşımda kullandığımız taşıtlar, haberleşmede kullandığımız cihazlar, ısınmada kullandığımız makinelerin hiçbirisi enerji olmadan çalışamamaktadır. Bu sebeple enerji her geçen gün önemini artırmaktadır. 

Ülkemiz, genel enerji kullanımında 2013 yılı verilerine göre birincil enerji kaynakları bakımından % 73,5 oranında dışa bağımlı durumdadır. 2014 yılı verilerine göre petrolün % 93, doğal gazın ise % 98,7’sini ithal etmekteyiz. Enerji bakımından dışa bağlı olmamız sebebi ile enerji piyasalarında meydana gelen fiyat hareketlerinden ekonomik olarak en fazla etkilenen ülkeler arasında yer almaktayız. Bu sebeple alternatif enerji kaynaklarına yönelmek kaçınılmaz bir gerçektir. Bu alternatif enerji kaynaklarından birisi de biyokütle ve biyokütle enerjisidir. 2014 yılı enerji ihtiyacımızın sadece %4’ü yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılanmıştır.

Anavatanı Orta Asya olan kenevir, genellikle mutedil iklimlerde yetiştirilir. Ülkemizde genellikle Kastamonu, Samsun, Amasya, Kayseri, Sivas, İzmir ve Kütahya illerinde tarımı yapılmıştır. Çok geniş kullanım alanı olan kenevir, son yıllarda ülkemizde giderek azalmış ve günümüzde sadece Samsun İli Vezirköprü ilçesinde Narlısaray beldesinde üretilir hale gelmiştir. Kenevir diğer kullanım alanların yanısıra, saplarının yakacak olarak değerlendirilebilmesi açısından son derece önemlidir. Karadeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü tarafından yapılan çalışmalarda 4.400 cal/g ısıl değere sahip olduğu belirlenmiştir. Bu nedenle iyi bir biyokütle kaynağıdır.

Anahtar Kelimeler: Kenevir, biyokütle 


A DIFFERENT WIEV TO HEMP

ABSTRACT

Energy is essential and irreplaceable for today’s human being. Energy need has also placed between other needs such as nutrition, clothing and harboring. Vehicles used in transport, equipment used in communication, machines used in heating never work without energy. For this reason, importance of energy has increased day by day.

According to data in 2013, Turkey were 73,5 % foreign-dependent in terms of primary energy resources in general energy using. 93% of petrol and 98,7 % of natural gas were imported according to data of 2014. Turkey is one of the most affected countries in respect to price movements in energy markets because of being foreign-dependency in energy. Therefore, tendency to alternative energy resources is an inevitable truth. One of these alternative energy resources is biomass energy. The only part of 4% in energy need in 2014 was met from renewable energy resources.

Hemp belonging to originally Central Asia is generally grown in mild climates. In Turkey, its agriculture was performed in Kastamonu, Samsun, Amasya, Kayseri, Sivas, İzmir and Kütahya provinces. Hemp having broad using areas has decreased in recent years and produced only in Samsun province Vezirköprü district Narlısaray town at the present time. As well as its other using area of hemp, it is important for evaluation of its stalks as fuel. It was determined that heating value of hemp was 4.400 cal/g as a result of studies performed by Black Sea Agricultural Research Institute.

Keywords: Hemp, biomass


GİRİŞ

Kenevir, ısırgangillere yakın, cannabinaceae familyasından, odunsu ve tek yıllık bir bitkidir. Anavatanı Asya olan bu bitki çeşitli yollar izleyerek tüm dünyaya yayılmıştır. Günümüzde iki alttürü bulunmaktadır. Bunlar; Cannabis sativa ve Cannabis indica dır. Lif üretimi için kullanılan ve endüstriyel öneme sahip olan Cannabis sativa dır. Diğer türünün narkotik özellikleri nedeniyle tüm dünyada üretimi yasaklanmış bulunmaktadır (Harmancıoğlu ve Yazıcıoğlu, 1979). Tekstil endüstrisi dışında, başka alanlarda da kenevirden yararlanılmaktadır. Tohumları yağ üretiminde ve hayvan yemi yapımında, lifleri ayrıca kağıt yapımında kullanılmaktadır (İmer, 1999. Amaducci ve Ark. 2005)). Tarladan elde edilen kenevir liflerinden, tekstil sanayiinde, çekirdeklerinden de kozmetik sektöründe yararlanılmaktadır. Odunsu sapı ise, kâğıt ve kumaş üretiminde kullanılmaktadır. Kısaca kenevir, derisinden, etinden, sütünden yararlanılan bir çeşit büyükbaş hayvan olarak nitelendirilebilir. Ana maddesi kenevir olan keten giysiler, hafiflikleri ve terletmemesi nedeniyle, tüm dünyadaki modacıların kreasyonlarında yer almaktadır. Hatta, İsviçre'de "Her şey kenevirden" adlı mağazada, kitaptan şampuana ve biraya kadar birçok ürün kenevirden üretilmektedir. Son olarak bir otomobil markası kaplamasında kenevir kullanmıştır. "Kâğıt, kumaş ve gıda ürünlerinin yapımına, endüstriyel ve özel enerji üretimine katkısı olan ve aynı zamanda havayı temizlerken toprağı besleyen bir tek doğal kaynak olarak kenevir bilinmektedir (Anonymous-a, 2016). Kenevir, insanlık tarihinde yetiştirilmiş ilk kültür bitkilerinden birisidir. Arkeolojik araştırmalar sonucunda M.Ö.8000 yıllarına tarihlenen kenevirden üretilmiş kumaş kalıntılarına rastlanmıştır. M.Ö. 1500’lü yıllarda Anadolu’da kenevir üretimi yapıldığı bilinmektedir. Kenevir lifleri tarih boyunca tekstil üretiminde çok önemli yer tutmuş, ülke ekonomilerini şekillendirmiştir. Öyle ki 19. y.y. sonlarına kadar dünya üzerindeki tüm tekstil ürünlerinin %80’inin hammaddesini kenevir lifi oluşturmuştur. 20. y.y. başlarında gelişen teknoloji ile birlikte pamuk lifinin kullanılmaya başlanmasıyla daha ince iplikler üretilebilmiş, daha hafif elbiselerin eldesi mümkün olmuştur. 1930’lu yıllarda çıkarılan esrar karşıtı yasalarla kenevir tarımı büyük sekteye uğramış, buna ek olarak savaş sanayisine paralel olarak geliştirilen sentetik liflerle beraber kenevir tekstiller eski önemini yitirmeye başlamıştır (Kostic ve Ark. 2008). Günümüzde kenevir liflerinden üretilen tekstil ürünlerine olan talebin hızla yükseldiği görülmektedir. Çevresel kaygıların üst düzeyde olması bu ilginin temel sebebidir. Dünyada en çok kullanılan doğal lif olan pamukla ve petrol türevi sentetik liflerle karşılaştırıldığında kenevir lifleri, üstün ekolojik özellikleriyle ve organik tekstil üretimi potansiyeliyle dikkat çekmektedir (Gedik ve Ark. 2010. Wang ve Ark. 2003). Ülkemizde kenevir üretimi her geçen gün azalmaktadır. 1988 yılında 1200 ton olan kenevir tohumu üretimimiz, 2015 yılında 1 tona düşmüştür (Anonymous-b, 2016). Yine TÜİK verilerine göre ekim alanı sadece 10 dekara düşmüştür. Bu ekiliş alanı da Samsun İli, Vezirköprü İlçesi Narlısaray Beldesinde bulunmaktadır. Bu beldede üretilen kenevirler özellikle lif amaçlı olarak üretilmektedir. Elde ettikleri tohumları genellikle sonraki yıl tohum olarak kullanmakta, kenevir saplarını da yakacak olarak değerlendirmektedirler.

Kenevir sapı son derece iyi bir biyokütle kaynağıdır. Enerji bakımından net ithalatçı olan ülkemiz için bu durum büyük önem taşımaktadır. Çizelge 1’de ülkemizin genel enerji dengesi ile ilgili rakamlar verilmiştir


Kenevire Farklı Bir Bakış | Çizelge 1. Türkiye Genel Enerji Dengesi


Çizelge 1’de de görüleceği üzere, 1990’dan 2013’e birincil enerji talebi % 127,39, ithalat % 211,62 artarken, yerli üretimdeki artış % 24,78 ile sınırlı kalmıştır. “Tükettiği enerjinin yaklaşık dörtte üçünü dışarıdan ithal eden Türkiye, enerjide dışa bağımlılığın en yüksek olduğu birkaç ülke arasında yer almaktadır. 2013 yılı net ithalat rakamları dikkate alındığında; Doğal gaz ithalatında dünya beşincisi, petrol ithalatında dünya on üçüncüsü, kömür ithalatında dünya sekizincisi, petrol koku ithalatında ise dünya dördüncüsü konumunda bulunmaktadır. Türkiye’nin Dünya “net enerji ithalatı” ligindeki sıralamasında onbirinci sırada bulunmaktadır. Ülkemiz, birincil enerji tüketiminin yaklaşık yüzde 64’ünü toplam 10 ülkeden, yüzde 43’ünü sadece 3 ülkeden ve yüzde 27’sini ise tek bir ülkeden tedarik etmektedir (Türkyılmaz, 2015). Bu tablo enerji arz güvenliği bakımından oldukça riskli bir durumu ortaya koymaktadır. Üstelik enerjide dışa bağımlılık oranı her yıl biraz daha artmaktadır. Yerli kaynak üretiminde ciddi bir atılım yapılamadığı takdirde, söz konusu bağımlılığın önümüzdeki dönemlerde hızla yüzde 80’lerin üzerine çıkması son derece muhtemel görünmektedir. Enerji arz güvenliği bakımından, alternatif olarak değerlendirilebilecek yerli ve yenilenebilir enerji kaynakları büyük önem taşımaktadır. Bu alternatifler içerisinde biyokütle önemli bir yer tutmaktadır. Biyokütle içerisinde de tarımsal üretim sonrasında geriye kalan atık ve artıklar önemli yer tutmaktadır. Ülkemizde yaklaşık olarak 60 milyon ton civarında yıllık tarımsal atık-artık çıkmaktadır. Ancak bu miktarın önemli bir kısmı hayvan beslemesi, gübre, yakacak gibi değişik şekillerde değerlendirilmektedir. Yaklaşık yıllık 60 milyon ton olan tarımsal atık ve artığın, 15 milyon tonluk kısmının ise herhangi bir şekilde değerlendirilemediği, üreticiler için de sorun teşkil ettiği tahmin edilmektedir (Acar, 2016). Bunların arasında, pamuk sapları, fındık zurufları, çeltik sapları, çay fabrikası atığı olan çay çöpü sayılabilir. Bu atık ve artıklar halihazırda verimli bir şekilde değerlendirilemediği gibi, üreticiler için de sıkıntı olmaktadır. Örneğin fındık zurufları; fındık toplama işlemi sonrası toplanan ürün kurutularak patozdan geçirilmekte, kabuk ve zuruf ayrılmakta, kalan zuruflar harman kenarlarında öbekler halinde kurumaya bırakılmaktadır. Kuruduktan sonra kalan zuruflar ise genellikle yakarak imha edilmeye çalışılmaktadır. Bu durum ise başta yangın riski ve çevre kirliliği olmak üzere bir çok sorunu beraberinde getirmektedir. Benzer durum, tarla tarımında hasat sonrasında tarlada kalan ve anız yakma yolu ile bertaraf edilmeye çalışılan atık ve artıklar için de geçerlidir. Üstelik anız yakmak yasalarımıza göre ciddi bir suçtur. Meyvecilik ve bağcılık alanında da benzer durumlar söz konusudur. Bu üretim alanlarında her yıl düzenli olarak budama yapılması bir zorunluluktur. Bağ, kivi, şeftali, elma vb üretim alanlarında her yıl milyonlarca ton budama atığı ortaya çıkmakta ve bu atıklar genellikle bahçenin bir kenarında toplanarak yakılmak suretiyle imha edilmektedir.

Biyoyakıtlar bu sayılan sorunlara çözüm yolu önermektedir. Özellikle sorun olarak görülen atık ve artıkların biyokütle kaynağı olarak kullanılması durumunda, hem bu atıklar güvenli olarak bertaraf edilmiş olacak, hem de bu atıklar enerjiye dönüştürülerek ekonomik bir değer kazanacaktır. Bu atıkların yakacak olarak kullanılmasının çevreye sağlayacağı yarar da göz ardı edilmemelidir.

Karadeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü bünyesinde bulunan Enerji Tarımı Araştırma Merkezi (ETAM) biyokütle konusunda yoğun çalışmalar yapmaktadır. Bu çalışmalar kapsamında ülkemizde tarımı yapılan 90 adet tarımsal ürünün ısıl değer belirleme çalışmaları tamamlanmıştır. Elde edilen sonuçlar son derece ümit vericidir. ETAM tarafından yapılan analiz sonuçları ile bazı yakıt türlerinin karşılaştırılması çizelge-2’de verilmiştir. Çizelgenin incelenmesinden de görüleceği üzere, tarımsal atık ve artıkların ısıl değerleri, yerli linyitlerimizden daha yüksektir. Şekil 1’de ülkemiz linyitlerinin kalorifik dağılımları görülmektedir. Ülkemizde çıkarılan linyitlerin % 94’ü 3000 kalori ve altında ısıl değere sahiptir. Kenevir saplarının kalorifik değerlerinin 4.400 olması yerli linyitlerden daha kaliteli bir biyoyakıt olduğunu göstermektedir. Aynı şekilde kenevir saplarının kül içeriğinin %1-2 arasında olması da kaliteli bir biyoyakıt olduğunun göstergesidir (Anonymous-d, 2016)


Kenevire Farklı Bir Bakış | Çizelge 2 ve Şekil 1


Çizelge 2’de kenevir sapının ısıl değeri dikkat çekmektedir. Her ne kadar şu an ülkemizde sadece istatistiklerde sadece 10 dekarlık bir ekim alanı görünse bile 1987 yılında sadece kenevir sapı miktarının 2 milyon ton olduğu bilinmektedir (Atchison, 1993 ve Bostancı, 1987). Kenevir üretimi sonrasında tohumları ve lifleri alındıktan sonra geriye kalan sap miktarı, çeşit ve ekolojik şartlara göre değişmekle birlikte yaklaşık 1.200 -1.600 kg/da arasında değişmektedir. Günümüzde kenevir üretimi sonrası tohumlar bir sonraki yıl ekilmek üzere kullanılmakta, çerezlik olarak değerlendirilmekte, sapları ip, halat vb amaçlı olarak değerlendirilmekte, sapları da belirli büyüklükte deste yapılarak yakacak amaçlı olarak satılmaktadır. Üretimi ile ilgili hususlar 21.10.1990 tarih ve 20672 sayılı resmi gazetede yayınlanan yönetmelik hükümlerine göre yapılmaktadır. Bu yönetmeliğe göre ülkemizde 20* il için, kontrol altında yapılmak kaydı ile kenevir üretimine izin verilmiştir. Üretimine izin verilen illerde kenevir ekim alanlarının artması, tohum ve lif üretiminin yanısıra, sap miktarının da artması anlamına gelecek ve son derece kaliteli bir biyokütle kaynağı kazanılmış olacaktır.


KAYNAKLAR

Acar, M., 2015. Tarım ve Biyoyakıtlar. Türktarım Dergisi. Temmuz-Ağustos 2015 Sayısı. Sayı:224, Sayfa:50-53. ISSN:1303-2364. Ankara

Anonymous-a, 2016. http://www.focusdergisi.com.tr/doga/00052/
Erişim 10.05.2016

Anonymous-b, 2016. http://www.tuik.gov.tr
Erişim 29.06.2016

Anonymous-c, 2016. http://www.enerji.gov.tr/File/?path=ROOT%2F1%2FDocuments%2FSekt%C3%B6r+Raporu%2FSektor_Raporu_TKI_2009.pdf
Erişim 12.07.2016

Anonymous-d, 2016. http://jes.ksu.edu.tr/public/journals/1075/backIssues/sayi/eski/sayi/ 
52/52.37-48.pdf
Erişim 12.07.2016

Amaducci, S. Pelatti, F. Bonatti,P.M. - Fibre Development in Hemp (Cannabis sativa L.) as Affected by Agrotechnique: Preliminary Results of a Microscopic Study - Journal of Industrial Hemp, Vol. 10(1) 2005
 
Atchison, J.E., 1993. World Wide Capacities For Non-Wood Plant Fiber PulpingIncreasing Faster Than Wood Pulping Capacities. Nonwood Plant Fiber, Progress Report No. 19. TAPPI, 1, 1991

Bostancı, Ş. 1987. Kağıt Hamuru Üretim Teknolojisi, KTÜ, Ders Notları, Trabzon

Gedik, G., Avinç, O. O., Yavaş, A., “Kenevir Lifinin Özellikleri ve Tekstil Endüstrisinde Kullanımıyla Sağladığı Avantajlar” Tekstil Teknolojileri Elektronik Dergisi 2010, 4(3) 39-48

Harmancıoğlu, M. Yazıcıoğlu, G.- Bitkisel Lifler- İzmir 1979

İmer, Z. Sayısız Özellikleriyle Göze Çarpan Bir Doğal Elyaf Kendirin Dünyada ve Türkiye’de Geçmişi ve Bugünü – Tekstil ve Konfeksiyon 6/1999

Kostic, M. Pejic, B. Skundric, P. Quality Of Chemically Modified Hemp Fibers - Bioresource Technology 99 (2008) 94–99

Türkyılmaz, O., 2015. Enerji Politikaları Artan Bağımlılık Çıkmazında. Bülten, TMMOB, Makina Mühendisleri Odası. Şubat 2015, 200. Sayı Eki (Ocak 2015 İtibarıyla Türkiye’nin Enerji Görünümü Raporu).

Wang, H.M. Postle, R. Kessler R.W. Kessler, W. Removing Pectin and Lignin During Chemical Processing of Hemp for Textile Applications – Textile Research Journal 2003



Makale Kaynak:


* İzinli iller:
 

İZİNLİ İLLER DIŞINDA DA, HER İLİMİZDE, YÖNETMELİĞE UYGUN OLARAK KENEVİR YETİŞTİRİCİLİĞİ YAPILABİLİR!

İZİNLİ İLLER DIŞINDA DA, HER İLİMİZDE, YÖNETMELİĞE UYGUN OLARAK KENEVİR YETİŞTİRİCİLİĞİ YAPILABİLİR.

KENEVİR YETİŞTİRİCİLİĞİ VE KONTROLÜ HAKKINDA YÖNETMELİK çerçevesinde belirlenen hükümlere uymak şartı ile bilimsel araştırma amacıyla ana veya tali bitki olarak kenevir yetiştiriciliğine (Madde 5) birinci fıkrada belirlenen bölgeler dışında da Bakanlıkça izin verilebilir.

DEVAMI ⬇️

 

En çok okunan yayınlar

Samsun'da Kenevirden Yapılan Tekstil Ürünleri Satışa Sunuldu

Samsun Büyükşehir Belediyesince kadın istihdamına katkı sağlamak amacıyla kurulan atölyede, hasat edilen kenevirlerden üretilen iplikle dokunan tekstil ürünleri vitrinde yerini almaya başladı. Büyükşehir Belediyesinden yapılan yazılı açıklamaya göre, anti bakteriyel özellikli organik mefruşat, ev tekstili ve giyim ürünleri Büyükşehir Belediyesine ait mağazada satışa sunuldu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 2019 yılında Türkiye'nin Kenevir Ekim Merkezi olarak ilan ettiği Vezirköprü ilçesindeki kenevir yetiştiriciliği devam ediyor. Narlısaray Mahallesi'nde toplam 2 bin 114 dekarlık alanda yapılan ekimlerde son 3 yılda 50 ton kenevir tohumu, 2 bin 143 ton sap ve 158 ton lif hasat edildi. Bu oran, ülke genelindeki üretimin yaklaşık yüzde 50'sine karşılık geliyor. 2023'te ilçedeki kenevir ekim alanının 60 bin dekara, elde edilen ürün rekoltesinin ise 150 tona ulaşması bekleniyor. Hasat edildikten sonra kenevirler fabrikalarda iplik haline getiriliyor. İplikler, ...

Tıbbi Kenevir Hangi Hastalıkların Tedavisinde Kullanılacak?

Sağlık Bakanı Memişoğlu açıkladı: Kenevir hangi hastalara verilecek? 3 Ağustos 2025 | Cumhuriyet Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Meclis'ten geçen " kenevir " yasasıyla ilgili eleştirilere yanıt verdi. Memişoğlu eczanelerden edinilebilecek olan kenevirin hangi hastalara verileceğini açıkladı. TBMM'de tıbbi kenevirin eczanelerde hastalara verilmesi yönünde kanun teklifi kabul edildi. Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, tıbbi kenevir ve Sağlık Bakanlığı'nın randevu sistemi olan Merkezi Hekim Randevu Sistemi'nde (MHRS) yapılan 'aile hekimine yönlendirme' değişikliğine ilişkin açıklamalarda bulundu.  ''BAĞIMLILIK RİSKİ YOK'' Eczanelerde verilecek olan kenevire ilişkin eleştirilere yanıt veren Memişoğlu, 'bağımlılık riski' ile ilgili “Bağımlılık riski olmayan, ilaç formuna getirilmiş ve hekim kontrolünde kullanılan tıbbi kenevir ürünleri yalnızca Sağlık Bakanlığı onayıyla ve reçeteyle eczanelerde olacak” dedi. HANGİ HASTALARA VERİLECEK? T...

Kenevirin Morfolojisi - Bölüm 6 (Kenevir Tarımı Kitabı)

6. Kenevirin Morfolojisi Kenevir, ince, dik ve uzun gövdesiyle yetiştirme amacına göre az veya çok dallanabilen tek yıllık, otsu bir bitkidir.  6.1. Kök Kenevir kazık kök sistemine sahiptir. Ana bir kazık kök ile bundan çıkan ikincil ve yan köklerden oluşmaktadır. Kazık kökler uygun nem ve toprak koşulları altında 3 - 4 m derinliğe kadar inebilir. Kök sistemi, toprağın 15-20 cm altından itibaren ağ şeklinde yayılmıştır. Güçlü kökleri toprağın derinlemesine doğru iner. Bununla birlikte, toprak koşulları olumsuz olursa, ana kök kısa kalır, yan kökler daha fazla gelişir. Resim 13. Kenevir Kök Resim 14. Kenevir Kök 6.2. Sap Kenevir sapları sert, otsu bir yapıya sahip olup beyaz olan odun kısmını, yeşil bir kabuk sarmıştır. Yetiştiği çevreye ve çeşidine bağlı olarak çapı 4-20 mm arasında, uzunluğu ise 1-6 m arasında değişebilmektedir. Boy, erkek kenevirlerde dişilere göre daha uzundur. İlk gelişme döneminde usareli olan kenevir sapları, yaşlandıkça odunlaşmaktadır. Sapın kesiti, hipokot...

Kenevir Tarımı - Bölüm 7 (Kenevir Tarımı Kitabı)

7. Kenevir Tarımı 7.1. İklim İstekleri Kenevir, geniş bir adaptasyon kabiliyetine sahiptir. Bu nedenle ılık iklim kuşağından subtropik iklim kuşağına kadar yayılmış bir bitkidir. Kenevir ülkemizde yazlık olarak yetiştirilmektedir. Ekim öncesi yağış ihtiyacı fazladır. Hafif donlara karşı dayanıklı olan kenevir, ilkbahar geç donlarına karşı hassas olduğundan, -5 °C’den daha düşük sıcaklıklarda zarar görür. Tohum üretimi için sıfır derecenin altında olmayan asgari beş aylık ve lif için ise dört aylık bir gelişme periyoduna ihtiyacı vardır. Karadeniz Bölgesi sahil kuşağı için nisan ayının 10-30 arasında, İç ve Geçit bölgelerde mart ayı sonunda, nisan başında ekim gerçekleştirilmelidir. Karadeniz kıyı şeridi gibi nemli olan bölgelerde rahatlıkla yetiştirilir fakat kurak bölgelerde sulama yapmak şartıyla yetiştirilebilir. Kenevir bitkisi lif üretimi için 4 aylık, tohum için ise 5 aylık bir yetişme süresine ihtiyaç duymaktadır, özellikle Karadeniz gibi yağışlı ve nemli bölgelerimizde iyi bir ...

Türkiye’de Kenevir Yetiştiriciliğinin Ekonomik Olarak Yapılabilirliği: Samsun İli Vezirköprü İlçesi Örneği [Makale]

TÜRKİYE’DE KENEVİR YETİŞTİRİCİLİĞİNİN EKONOMİK OLARAK YAPILABİLİRLİĞİ: SAMSUN İLİ VEZİRKÖPRÜ İLÇESİ ÖRNEĞİ Mehmet AYDOĞAN, Yunus Emre TERZİ, Şahin GİZLENCİ, Mustafa ACAR, Alpay ESEN, Hüseyin MERAL Anadolu Tarım Bilimleri Dergisi Yıl 2020, Cilt 35, Sayı 1, 35 - 50, 14.02.2020 Araştırma Makalesi ÖZ Bu çalışma endüstriyel kenevir yetiştiriciliğinin ekonomik olarak yapılabilirliğini ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın ana materyalini Vezirköprü ilçesinde gayeli olarak seçilen 15 kenevir işletmesinden anket ve mülakat yoluyla elde edilen veriler oluşturmaktadır. Analizlerde kullanılan veriler 2018 - 2019 üretim sezonunu kapsamaktadır. Kenevir işletmeleri, kenevir üretim amaçlarına göre gruplara ayrılmış ve birim alandan elde ettikleri kâr açısından karşılaştırılmıştır. Dünya ve Türkiye kenevir ekim alanları ile ithalatındaki gelecek dönemli öngörülerin yapılmasında çift üstel düzeltme yönteminden yararlanılmıştır. Araştırmada, Vezirköprü ilçesinde kenevir tarımının; aynı bitkid...

Tıbbi Kenevir ve Sağlık: Farmakolojik Bir Derleme [Makale]

TIBBİ KENEVİR VE SAĞLIK: FARMAKOLOJİK BİR DERLEME Özge BALPINAR, Selim AYTAÇ Ankara Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Dergisi Yıl 2021, Cilt: 45, Sayı: 3, 631 - 651, 27.09.2021 https://doi.org/10.33483/jfpau.859372 Derleme Makale ÖZ Amaç: Kenevir antik çağlardan bugüne dek tedavi amaçlı kullanılmakta olan bir bitkidir. Her ne kadar kullanımı içerdiği psikoaktif bileşenler dolayısıyla sınırlandırılmış olsa da, kenevirin tıbbi yönüne dair araştırmalar literatürde oldukça yoğundur. Cannabis sativa L., içerdiği fitokannabinoidler ile endokannabinoid sistemde gen düzeyinde pek çok değişikliğe sebep olabilmektedir. Endokannabinoid sistemin pek çok patolojik durumda potansiyel bir terapötik hedef olabileceğine dair kanıtların derlenmesi hedefiyle bu çalışma ortaya koyulmuştur. Sonuç ve Tartışma : Endokannabinoid sistem içerisinde yer alan reseptörler, endokannabinoidler veya enzimlerin ekspresyon seviyelerinde meydana gelen değişiklikler, Parkinson, Alzheimer, Huntington gibi hastalıkların...

Kenevirin Sistematiği ve Alt Türleri - Bölüm 5 (Kenevir Tarımı Kitabı)

5. Kenevirin Sistematiği ve Alt Türleri Her ne kadar taksonomistlerle tam bir uyum içerisinde olmasa da kenevir, Cannabinaceae familyası içerisinde Cannabis cinsi içerisinde tek türdür. • Takım : Urticales  • Familya : Cannabinaceae  • Cins : Cannabis  Kenevir sistematik bakımdan aşağıdaki varyetelere sahiptir: • Cannabis sativa var. vulgaris L. (Kültürü yapılan kenevir)  • Cannabis sativa var. indica Lam. (Hint keneviri)  • Cannabis sativa subvar. gigantica (Dev cüsseli kenevir)  • Cannabis sativa var. ruderalis (Yabani kenevir)  Kültürü yapılan kenevir bitkisi diploid yapıda ve 20 kromozomludur. Resim 12. Kenevir Türleri Çok sayıda alt türü bulunan kenevirin, Cannabis sativa L. ssp. vulgaris geçmişte elyaf üretimi için kullanılmaktaydı. Cannabis sativa L. indica alt türü ise daha çok THC içerdiği için narkotik amaçla kullanılmıştır. Doğada kendiliğinden yetişen yabani kenevir ise Cannabis sativa L. ruderalis ’tir. Ancak taksonomik olarak b...

Amasya'nın Kenevir Üreticisine Bilgilendirme

Amasya'nın Kenevir Üreticisine Bilgilendirme Amasya'nın Gümüşhacıköy ilçesinde kenevir üretimi yapan üreticiler, kenevir verimini arttırmak için bilgilendirildi. Amasya’da S.S. Gümüşhacıköy İp Sicim Urgan Küçük Sanat Kooperatifi Başkanı Ümit Yetişir, Kenevir Üretimini canlandırmak için üreticileri bilgilendirmeye devam ediyor. Başkan Yetişir sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi. Amasya'nın Gümüşhacıköy ilçesinde yer alan kendir (kenevir) fabrikası, Türkiye'de kenevir endüstrisinin yeniden canlandırılması ve geliştirilmesinde kritik bir rol oynuyor. Bu rolü birkaç ana başlık altında ele alabiliriz: Kenevir Üretimini Canlandırma Fabrika, kenevir tarımını teşvik eden bir merkez görevi görüyor. Türkiye'de uzun yıllar boyunca kısıtlamalar ve ekonomik zorluklar nedeniyle unutulmaya yüz tutan kenevir tarımının yeniden canlanması için çiftçilerle sözleşmeli üretim yapıyor. Bu sayede çiftçilere pazarlama ve gelir garantisi sunarak kenevir ekimin...